“Bizi birleştiren hiçbir dogma yoktur, sadece yaratıcı yanıt verebileceğimize dair inancımız vardır”.

Poiesis Journal, Editorial, 2020

“Hayatı zevkli kılan yaşama biçimleri bulmalı ve bizi, temel ihtiyaçlarımıza değer vererek destekleyen duyarlı kurumlar ve genel yapılanmalar oluşturmalıyız. Ruhsuz olmayan kurumlar, ruhsuz olmayan yapılanmalar…”

Stephen K. Levine

Bu çağrıya yanıt olarak Ekim 2019’da yola çıkıp, 2020’de kurulan Expressive Arts Institute  Istanbul, sanatsal uygulamalara eşlik eden düşlem ve yaratıcı süreci, her yaştaki bireyin, grupların ve toplumların gelişimi ve dönüşümü için temel bir yol olarak görmektedir.

Expressive Arts Institute  Istanbul, insanın dünyadaki yerini bulabilmesine, kendi kaynaklarını keşfedilmesine ve ekolojik sistemin bir parçası olarak anlamlı  ve duyarlı bir hayat sürdürebilmesine katkı sağlamayı ummaktadır.

“Yaratıcı süreçmerak, açıklık, berlirli düzeyde kendini adamayı,enerjimizi ve oradaki mevcudiyetimizi talep ederken, bilindik alanın dışına çıkmanın getirdigi zorlayıcılık, bazen rahatsızlık uyandıran kırılgan yerlerden de geçmek anlamına dagelmektedir.

Sanatsal süreç bizi, zorluk ve çözümle karşılaşma dinamiğinin içine çeker “.

Paolo KNILL. Poiesis Journal, 2020

 

Bu nedenle  gerekli donanıma sahip, eğitim almış, güvenli ortamı oluşturacak bir klavuz gereklidir. 

 

 

 

“Kırılgan bir köprüden gecmek / çevik bir kılavuz gerektirir.”

Elizabeth McKim, Poet Laureate (EGS)

“It takes an agile guide / to cross a fragile bridge.”

 

 

 

Dışavurumcu Sanat Terapisi

Dışavurumcu Sanat Terapisi  (Expressive Arts Therapy-EXA) kaynağını, dünyaya güzellik getirecek olan yaratıcı eylemler aracılığıyla dönüştürebilme kapasitemiz olan POIESIS’ten alır. Antik Yunan’a ait bir kelime olup, “yapma- ortaya koyma” dan gelmektedir.  Alanın felsefi arkaplanını tartışmada bize ışık tutan Stephen K. Levine’in yeni bir bakışla kazandırdığı “Poiesis” sayesinde kendimizi ve dünyayı anlamamız, kendimize ve dünyaya yeniden şekil verebilmemiz ve sorunlar karşısında yaratıcı yanıtlar geliştirebilmemiz mümkün olabilmektedir.

EXA’nın temelinde, hareket, ses ve ritmin  kullanımı, sözel ifade, yazma, resmetme, malzemelerle üç boyutlu şekil verme  vb. aracılığıyla  mümkün olan estetik deneyim , oyunsallık ve ritüeller terapötik bir değer taşımak olup, donanımlı ve duyarlı  bir eşlikçinin varlığına, kolaylaştırıcılığına ihtiyaç duyulmaktadır.  Böylece, bireyler tüm duyuları aracılığıyla kendileriyle olan bağlarını güçlendirebilirler, körelmiş  olan düşlem kapasitesitelerini uyandırabilirler.  Bu sayede, özgün benliklerini keşfedebilmeleri veya daha çok yaşama katabilmeleri, zorlayıcı yaşam deneyimlerini karşılayabilmeleri  ve farklı bakış açıları kazanarak takılmışlıktan sıyrılabilmeleri daha mümkün olabilmektedir.

EXA,  sunduğu çerçeve, kuram ve uygulamalarla  son yıllarda kendisini bir psikoterapi yaklaşımı olmanın yanı sıra daha geniş bir alanda da tanımlayarak, her yaştaki bireyin yanı sıra, toplulukların, kurumları dönüşümü ve ekolojik duyarlılık için sanatı yaşamın hizmetine sunmanın yollarını aramaktadır. Bu nedenle disiplinlerarası yaklaşımıyla da  “Dışavurumcu Sanatlar” (Expressive Arts) olarak da tanımlanır olmuştur.

Hak temelli çalışmalar, çatışmaların dönüşümü, eğitim alanlarında da kendisine yer edinmiştir.